DÖRTYOLUN TARİHİ

Akdenizin incisi, narenciye diyarı,yeşille mavinin buluştuğu nokta:Dörtyol…
Tarih boyunca çeşitli medeniyetlerin buluşma yeri üzerinde olan Dörtyol; Avrupa, Anadolu ve Kafkasyadan gelip Afrika,Arabistan ve Hindistan yönlerine giden en önemli yolların kesişme noktasıdır.Bu nedenle tarih boyunca çok önemli olaylara,sayısız kafilelerin ve orduların geçişine,büyük savaşlara tanık olmuştur.Savaşlara en önemli örnek Büyük İskender ile Darius arasında MÖ.333 yılında yapılan İsos savaşıdır.(Savaşın yapıldığı İsos kentinin kalıntıları halen mevcuttur.)
Çeşitli medeniyetlerin yaşadığı bölge 13. - 14. yüzyıllardan itibaren yoğun Türkmen yerleşimine
sahne olmuş, Oğuzların Üçoklar boyuna mensup olan Özeroğulları Beyliği bölgede uzun süre hüküm sürmüştür.Osmanlı hakimiyeti döneminde de bölge Özer (Uzeyir) Sancağı olarak yönetilmiş,bu idari birim Arsus (İskenderun) ve Darbısak (Kırıkhan-Hassa) bölgelerini de içine almıştır.Osmanlı Döneminin
ilçedeki en önemli eserleri Payas'taki Sokollu Mehmet Külliyesi,Liman ve Cin Kulesidir.
Dörtyol'un merkezi olan Çokmerzimen köyü kurulmadan önce çevresinde Özerli,Ocaklı,Payas,Kuzuculu,Çaylı ve Karakese Köyleri bulunmaktaydı.Daha sonra bölgeye Ermeniler gelerek dağa doğru olan araziye yerleşmişlerdir.Ermeniler sanatla,ticaretle,yapı ustalığıyla uğraşırlar ve eşeklerle dağdan odun getirip satarlardı.
Dörtyol'un kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber kaynak şahısların anlattıklarına
göre 19.yüzyılda kurulduğu tahmin edilmektedir.
1900 yılında büyüyüp köy olunca İmraniye adı verilmiş ve Payas'a,1906'da da bucak olunca Erzin'e bağlanmıştır.1909 yılında ilçe olmuş ve ilçe merkezindeki dört ana yola giden yoldan dolayı Dörtyol adını almış ve Adana'ya bağlanmıştır.
Sonraları Dörtyol'a Kafkasya,Van,Erzincan,Girit ve Yugoslavya'dan göçmenler gelip yerleşmişlerdir.
Milli Mücadelede önemli bir dönüm noktası olan İlk Kurşun 19 Aralık 1918'de Dörtyol'da atılmıştır.
Bu durum Genelkurmay Başkanlığının 29 Ocak 1992 tarih ve 3214-4-92 Arşiv sayılı yazılarıyla da onaylanmıştır. Türk Milleti'nin saldıran düşmana karşı kazandığı ilk başarıyı oluşturması açısından önem taşımaktadır. Kurtuluş Savaşı'nın ilk silahlı direnişinin de, bu muharebe olduğu arşiv kayıtlarında
ve konuyla ilgili Başbakanlık yayınlarından tespit edilen bir husustur." Genelkurmay Etüt İdaresi
bu raporu ve bilgiyi 17 Şubat 1992'de onaylamış ve Hatay Valiliği kanalıyla Dörtyol Kaymakamlığına bildirmiştir.


Milli Mücadelede İlkkurşun ve Dörtyol

1.Dünya Savaşı'nın sona ermesi ve Mondros Mütarekesinin imzalanmasını takiben, yöreden göç ettirilen Ermeniler, Fransızlar desteğinde geri döneceği ve yöreyi işgal edeceği söylentileri yayılmıştır.
9 Kasım 1918íde İskenderun on beş kişiden oluşan bir İngiliz Müfrezesi tarafından işgal edilmiş,
11 Kasım 1918'de halkın erzak deposunun önünde birikmesini bahane eden Fransızlar,
Türk memur, Polis ve Jandarmalarının İskenderun'dan hemen ayrılmalarını istemişti.
Nihayet, 11 Aralık 1918'de Dörtyol'u işgal eden Fransızlar, bu işgalde dört yüz Ermeniden oluşan
ait on iki evi basarak eşya ve paralarını gasbetmiş, bir kadını boğazından yaralamış ve Osmanlı
Jandarmasını kasabadan çıkarmışlardı.
İşte, Ermeni şiddet hareketlerinin daha önceleri Türkler arasında yol açtığı hoşnutsuzluk, Ermenilerin Fransızlar desteğinde bölgeyi işgal edeceği söylentilerinin yayılması ve gerçekten de, Fransızların işgal sırasında Fransız askeri üniformasını giydirdikleri Ermenilere, işgal kuvvetleri arasında yer vermeleri ve bunların işgalle birlikte hareket, gasp, yaralama olaylarına girişmelerine, Türk ve Müslüman halkı
Ermenilerle birlikte, Dörtyol, Adana ve havalisini işgal eden Fransızlara da sert tepkiler göstermesine yol açmıştır. Fransızlar, işgali takiben daha önce Suriye ve Lübnan'a göç ettirilen Ermenilere,
Dörtyol'a ve yörenin diğer şehirlerine naklederek yerleştirdiler. Az zamanda Dörtyol'a yerleştirilen
Ermenilerin sayısı on iki bin kişiye ulaştı.
Kısa zaman sonra, Dörtyol ve yakınlarına yerleştirilmiş olan sivil Ermeniler de, Fransız işgal
kuvvetlerinden cesaret ve destek alarak, Dörtyol civarındaki köylere baskınlar düzenlemeye başladılar. Bunların yaptığı zulümlerden ve işkencelerden bıkan ve endişe içinde sıranın kendilerine geleceği günü bekleyen Dörtyol'a bağlı Özerli Köyü halkından Hacı Hüseyin Oğulları'ndan Emin hoca başkanlığında üç kişilik bir heyet de, bölgenin İngiliz Komutanlığına müracaat etti. Heyet, köylerinin ve çevrenin,
Fransızlar ve özellikle Ermeni zulmünden korunmasını istedi. Bunu üzerine, İngiliz Komutanlığı, Hintli Müslümanlardan oluşan bir müfrezeyi, Dörtyol'a gönderdi. Bu müfreze, asayiş ve sükûneti geçici bir
zaman için sağlamayı başardı. Fakat bir süre sonra, Fransızlar ve Ermeniler, Özerli Köyü'ne saldırdılar ve halka hakaret ettiler. Bu kötü tutum ve hareketlerine tahammül edemeyerek karşı koyan Özerli Köyü
İhtiyar Heyeti'nden Muhtar Şeyhmuszâde (Şeyh Musazâde), Mehmet Ağa ile üye Abdulkadir Komutanın kapısı önünde süngü ile şehit ettiler. Ayrıca, Ermeniler, Türklere ait hayvanlara el koyarak, zorla götürmek
istediler. Buna katlanamayan Ömer Hocaoğlu Mehmet Çavuş (Mehmet KARA) Karakese köyüne girdiği Ermenilerden ikisini vurarak, Karakese köyüne kaçtı. Ermenilerin bu olayı Fransızlara bildirmesi üzerine, sayıca daha fazla bir müfreze ile Karakese Köyü'ne taarruza geçen Fransız ve Ermenilere karşı silahla
ateş açarak karşı koydular. 'İlk Kurşun'u sıkan ve 'Ateş' emrini veren Ömer Hocaoğlu Mehmet Çavuş'tur.
Beklemedikleri bu mukavemet karşısında şaşkına dönen Fransızlar, Dörtyol'daki karargâhlarına çekilmek zorunda kaldılar (19 Aralık 1918).
Yakın zamana kadar Millî Mücadele'de 'İlk Kurşun'un İzmir'in işgali sırasında Hasan Tahsin (Asıl Adı
Osman Nevres) 'in Yunanlılara attığı kurşun, Millî Mücadele'nin İlk Kurşun'u olarak biliniyordu. Son yıllarda yapılan araştırmalar, Millî Mücadele'de düşmana karşı sıkılan 'İlk Kurşun'un, (İzmir'de 15 Mayıs 1919'daki
Yunanlılara sıkılan ilk kurşundan 5 ay önce) Dörtyol'da 19 Aralık 1918'de yiğit Dörtyolluların cesur evlâdı Mehmet Çavuş (Mehmet KARA) tarafından atıldığını ortaya çıkarmıştır.
Bu çarpışmaları takiben, Dörtyol'a dönen Fransız askerleri, Jandarma Komutanı Teğmen Hasan'ı sebepsiz olarak ağır şekilde yaraladılar.
Dörtyol civarındaki Çaylı Köyü'nde Mehmet (Osmanoğlu lâkaplı) oğlu Mustafa da, Kurt kulağı Köyü'nde
şehit edildi. Bu ve buna benzer haksız davranışların devamı, Türk halkını direnişe şevk etti.
Yöre halkı canını ve namusunu kurtarmak için türlü imkânını kullanarak silah satın almaya başladı.Kara Hasan da, Fransızlardan kardeşinin intikamını almak için Kuzuculu Köyü'nde bir teşkilat kurarak direnişe geçti.Mal ve hayvanlarını satarak silahlanan yöre insanları da Kara Hasan'a katıldılar.
Böylece, zamanla sayısı 300-400'e varan bir milî teşkilat ortaya çıktı.1919 yılı başlarında harekete geçen Kara Hasan (Hasan Paşa) ve çetesi de , Türkiye'de işgal güçlerine karşı millî direnişi ilk başlatan teşkilat olmuştur.
Kara Hasan'a halk,'Paşa' unvanını verir.Çetesi de 'Kara Hasan Paşa Çetesi' olur.Kara Hasan Paşa artık Fransız ve Ermenilerin korkulu rüyâsı olmuştur.Kara Hasan Paşa, halkın dilinde bir milli kahramandır artık.
Çetesi ile Gâvur Dağları, Antakya,Adana,Maraş,Antep ,Osmaniye, Ceyhan dolaylarında Fransızlara
baskınlar yapıyordu.Türklerin can,mal ve namuslarını korumaya çalışıyordu.Kara Hasan Paşa, Türkiye'nin
en büyük Kuvay-î Milliye teşkilatını kurarak Fransız ve Ermenilerle mücadele ederek Dokuz Ocak 1922 de düşmanları bu vatan topraklarından kovulmasını sağlamıştır.


Günümüzde bir sanayi ve tarım merkezi haline gelen Dörtyol 152 bin nüfus ve yüzölçümü ile 6 beldesi
ve 4 köyü ile önemli bir yerleşim yeridir.
Yaylacılık ve deniz turizmi için elverişli bir tatil yöresi olup özellikle yaz aylarında ilçe nüfusu artmaktadır.
Narenciye merkezi olan Dörtyol'da üretilen çeşitli ürünler iç piyasanın yanında dış piyasada da tüketilmektedir.
Son dönemlerde C vitamini ve potasyum yönünde zengin olan Pepino (armut kavunu) üretimi hız
kazanmıştır.
Geçim kaynakları olarak narenciye üretimi,sebze ve meyvecilik,balıkçılık,hayvancılık ve sanayi ilk sıraları almaktadır.
Ülke ekonomisine büyük katkı sağlayan BOTAŞ petrol işletmesi,demir ve çelik haddaneleri,LPG dolum tesisleri ilçe sınırları içerisinde hizmet üretmektedir.

Kaynak : Kadir ASLAN (Araştırmacı - Yazar)
Düzenleyenler:
Nejdet FIRAT Karakese İlköğretim Okulu Müdürü
Mücahid BAYAR Merkez 100.Yıl İlköğretim Okulu Müdürü

ESKİ DÖRTYOL (1925-1970 YILLARI)



Şimdiki Yeni Sinema karşısındaki Fıstıkçı Recep'in yerinde iki katlı bir bina vardı. Bu binanın altında Jandarma Karakolu, üst katında ise Kaymakamlık bulunuyordu. Bu binanın arka kısmında hapishane, yanında ise gazoz fabrikası vardı. Tenekecinin bulunduğu yerde belediye hamamı vardı. Emlak
Bankasının yerinde buz fabrikası bulunuyordu. PTT binası şimdiki Erşan Eczanesinin yanından geçen
yolda idi..
Belediye'nin ilk binası Kervan Fırınının üst tarafındaki boşlukta iki katlı taşlı bina idi. (İkiz Hasan'ın evi)
5-6 oda genişliğinde idi. Sonra Özkul Saatçi'nin bulunduğu yerde eski bir evin ikinci katında idi. Daha
sonra Tahsin Katipoğlu şimdiki belediye binasının bulunduğu yere eski yıkılan binayı yaptırdı.
Seçer Oteli (eskiden hapishane idi) yerinde polis karakolu ve üç büyük çınar ağacı ile bir çeşme vardı.
Bu üç çınar ağaçlarının arasından ark suyu akardı. Süleyman Bahri şimdiki Süleymaniye camisine kadar olan portakal bahçesini, dutlu kahveden aşağısını bu ark suyu ile sulardı.
Eski Merkez Camiinin minaresi duttan idi. Bir merdivenle dut ağcına çıkılır, oradan ezan okunurdu.
Dut ağcı büyüdükçe minarede her yıl 3-5 cm yükseliyordu. Dörtyol'un en eski camisi, şu andaki Merkez Camiinin önünde bulunan kuyumcunun arka kısmındaki eski kullanılmayan evdir. Bu eski ev Dörtyol'un ilk camisi olarak kullanılmıştır. Daha sonra 1945-1950'li yıllarda Karakeseli Hacı Mustuk, Hacı emin Hoca ve Albay Nuri Yurdakul tarafından şimdiki yere merkez camiyi yaptırdılar. O eski cami ise odalara bölünerek imam evi yapılmıştır. Şu anda kullanılabilecek durumda değildir.
Ziraat Bankası Yeni Sinemanın beri köşesinde idi (şimdiki yerinde kahvehane var). Daha sonra buradan şimdiki yerine taşındı.
Şimdiki meydan yerindeki Göbeklinin beş katlı binasının yerinde Dörtyol'un en büyük hanı vardı.
Karakese'li Hacı Mustuk'un Hanı. Hanın kırk odası vardı. Dışarıdan gelen yolcular bu handa kalırlardı. O zamanlar Dörtyol'da üç han bulunmakta idi. Beş katlı binanın köşesinde, dondurma satılan Kanberoğlu Pastanesinin yerinde büyük bir kahvehane vardı. Köyden gelen ağalar, zenginler hep burada otururlardı. Handa Karakeseli Parlak Mehmet dağdan kar getirir karsanbaç yapar satardı.
Hanın üstü oteldi. Bu otelde Vergi Dairesi Müdürlüğü, Mal Müdürlüğü, Kaymakamlık, Emniyet Komiserliği bulunmakta idi. Askerlik Şubesi Dörtyolspor Kulübünün bulunduğu yerde idi.


AHMET ORHAN alıntıdır..!

Yorum Yaz